Kayıtlar

Eğitim ile Gelişmişlik Arasında Bağlantı

Resim
Biz insanlar grip hastalığına yakalandığımız zaman tedavisine başvuruyoruz. Antibiyotikler, C vitaminleri alıyoruz... Problem olduktan sonra tedavi olmanın hiç bir mahsuru yoktur. Ancak mahsuru olan nokta ortadaki mikrobu fark etmemektir. Örnek veriyorum: Okula bir çocuk grip olarak gelse şunu çok iyi biliyorum ki benim vücuduma mikrop girmiştir. Ve benim vücudumun direnci ne zaman kırılırsa ben de hasta olacağım!!! Nitekim de öyle olmuyor mu?
ÜLKELER 1970 1980 2015 -------- -------- -------- -------- TÜRKİYE 538$ 1539$ 9.177$ GÜNEY KORE 243$ 1597$ 35.277$ NORVEÇ 639$ 3613$ 66.937$ İRLANDA 479$ 2160$ 49.195$ Bu tablo neyi gösteriyor biliyor musunuz ? 1970 ve 1980 yıllarında eğitim sistemini kökten değiştiren ülkelerin bugün gelinen noktada gayri safi milli hasılasının (Kişi başına düşen gelirin) ne kadar arttığını gösteriyor. Bugün bir Norveçli bireyin geliri ben…

Karar almadan işe başlanır mı?

Resim
Geçenlerde okuduğum bir makalede ABD' nin 2015 yılında kendi ülke bankalarına en az 500 bin $ ama genelde 1 milyon $ yatırım yapan, 166.000 kişiye oturma izni vermiştir. 166.000 * 1 milyon $ eşittir 166 milyar $' dır.
 Düşünebiliyor musun? Sadece 1 kimlik kartı düzenliyorsunuz, yani tek gideriniz 1 $ maliyetli bir kart, üstelik gelen adamı seçiyorsunuz. Yani bu adamın üniversite mezunu ve kaliteli olmasını istiyorsunuz, bu adamlar kendi geçimlerini sağlıyor, kendi sağlık giderlerini karşılıyor, kendi evlerini kendileri tutuyorlar, kendi işlerini kendileri kuruyorlar. Bu adamları zenginlerden, problemsizlerden seçiyorsunuz ve ülkenizin bankalarına 5 kuruş harcamadan 166 milyar $ nakit para sokuyorsunuz. Niçin?  Bu adamlar yaşadıkları ülkede kendilerine bir gelecek göremiyorlar, çocukları daha iyi eğitim alsın istiyorlar. Hapise girmeyecekleri, özgür yaşayacakları, kendilerini güvende hissedecekleri bir ülke arıyorlar. İngiltere ve Kanada' da 500 bin siterlin ve 800 bin Kana…

Basra' nın Yolunu Arayanlara

Resim
Hallac-ı Mansur bir gün çeşme başında erenlerle otururken eşeğinin ayağı topallayan bir çerçi (eskinin köy bakkalı) varmış yanlarına. "Ya erenler" demiş, "Eşeğimin ayağı topallıyor. Ben de Basra' ya gidiyorum. Bana bir fikir verin de eşeğimin ayağını iyi edeyim."
Hallac, çerçiye dönmüş "Ya çerçi. Benim sana 2 tane faydam olur. Bir tanesi eşeğinin ayağını tedavi eder. Öbürü gittiğin yolu değiştirir. Sen hangisini istersin?" Garibim çerçi, şöyle kısacık düşünmüş. Eşeği onun derdi, demiş ki erenlere "Bana eşek lazım. Gittiğim yolu ne edeyim." O zaman demiş Hallac: "Şu kırmızı dikenli bitkileri topla onları haşla yal yap, eşeğinin ayağı irin kapmış, eşeğinin ayağına sür, bir çaputla sar, bu gece eşeğini dinlendir, yarın var git yoluna." Çerçi çok sevinmiş. Başlamış bitkiyi toplamaya...
Erenlerden bir tanesi Hallac'a sormuş "Ya Hallac, ilk öğüdün pek iyiydi. ama ben demiş 2. öğüdü merak ettim. Hani yolu değiştirecek olanı.&quo…

Kaplumbağa mı olacaksın yoksa Tavşan mı ?

Resim
İlk blogumda sizlere ilk olarak bu soruyu sormak istedim. Çünkü bu öğretiyi her bireyin iyi anlamasını ve günümüz çağında -bilgi ve internet çağı- çocuklarını bu öğretiye göre eğitmesini umuyor ve faydası olacağına inanıyorum. Bu çağın şartlarında evlatlarımızın başarıya ulaşması ve yaşam savaşını kazanabilmeleri için seçecekleri yolu iyi belirlemeleri gerektiğini düşünüyorum. Biliyorsunuz ki ilkokul kitaplarında anlatılan bu bilgelik yarışını kazanan yavaş ve sabırla hareket eden kaplumbağa dır. Tarihte bu hep böyle olmuştur belki de... Peki gelecekte böyle mi olacaktır. Ya da öngörü mü hiç öyle uzatmama gerek yok! Şimdiki zamana bakacak olursak; gerçek hayatta durum böyle midir? Eğitim kitaplarında, ilkokula başlarken anlatılan, birinci sınıfta hayatın en başında yaşam savaşına başlarken öğretilen bu öğreti gerçek midir? Günümüz koşullarını göz önüne alarak yanlış olduğunu düşünmekteyim. Bu kanıya nerden mi vardın diye soracak olursanız???

Google amcaya sordum...
Burada da görüldüğü…